Duygusal Aşk Sözleri

0

Duygusal Aşk Sözleri, En Duygusal Aşk Sözleri
Bu yazımızda siz değerli okuyucularımız için hazırladığımız Duygusal Aşk Sözleri ve En Duygusal Aşk Sözleri Bulunmaktadır.

Duygusal Aşk Sözleri

Yabancı bir şarkı gibiyim, dinleyenim çok anlayanım az.

Gel birbirimize hayat olalım. Ayrılırsak hayatını kaybetti desinler.

Duygular asla eceliyle ölmez, mutlaka bir katili vardır.

Ne kazandığını bilmiyorum ama umarım beni kaybettiğine değmiştir.

Öyle sevdim ki seni, kime anlattıysam yerinde olmak istedi.

Vazgeçilmezimdin bilirdim. Yokluğunda sen komasına girerdi bedenim.

Nedir sende ki bu sessizlik, yoksa çok mu koydu bensizlik.

Ben, istemem öyle, iki günlük sevgili yüreğin varsa, bir ömür sev beni.

Biliyorsun ben hangi şehirdeysem, yalnızlığın başkenti orası.

Sana verebileceğim beyaz sayfalarım yok! Her yanımı seninle karaladım ben.

Siz hiç yar saçının bir telinden, kendinize gurbet yaptınız mı?

Gittin mi büyük gideceksin! Ayrılık bile gurur duyacak seninle. Can Yücel

Başıma bela olduğun günden beri hep söylerim, Allah belamı versin!

Belki kurduğumuz hayaller biter diye düşlerde bir sen biriktirdim yüreğime.

Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.

Beynimde cevabı ölüm olan bir soru; aşk yalan ise, yüreğimdeki acı niye gerçek?

Hayat yolunda çıplak ayakla dolaşma hayal kırıklarım ayağına batabilir.

Keşke tanımasaydım demiyorum ama keşke tanıdığım gibi kalsaydı dediklerim var.

Gidişinin hüznü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı. Gel de dindir bu ızdırabı.

Sen içinden de olsa seni seviyorum de, fazlasında gözüm yok. Kulaklarım çınlasın yeter…

Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım.

Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.

Bitti diye ağlamayın, oldu diye gülümseyin.

Allah yol vermiş, yordam vermiş, iz vermiş. Niye gelmiyorsun?

Sefaletimin nedeni yok’sulluk değil, yoksun’luk.

Ve bazen unutmak için uyumak gerekir, rüyaları hesaba katmadan.

Gelmeyeceğini bile bile beklemek saflık değil, aşktır.

Bazen diyorum ki kendime… Ne çok değer vermişim değersizlere.

Ben sadece kışın karpuzu, yazın portakalı özlerdim. Şimdi bir de sen çıktın başıma.

Çocukken hiç oyuncağın olmadı mı senin? Neden bu kadar çok oynuyorsun hayallerimle?

Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirsen, ilk vazgeçtiği insan sen olursun.

Kursak diye bir yer var. Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim, dostluklarım. Hepsi orada.

Bakmayın öyle tabii ki de ağlamıyorum, giden sevgilinin ardından su döküyorum.

Dışarıya yağmur. Yüreğime hasret. Fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.

Şimdi kelebeğin kanatlarında yazılı adın, dokunsan silinecek; dokunmasan ölecek.

Sığmadın içime sevgili, bu yürek, bu şehir ve özünü bulduğun şu garip sevda sana dar geldi.

Özledim gözlerini, beş dakika uyan az. Çok değil, gözlerinin Kabe’sinde bir namaz.

Herkes birbirine sığınıyor bu devirde. Aşk acıya, acı gözyaşına, ben sana, sen ona. Öyle işte.

Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen…

Yağmurun en güzel tarafı bu: herkes aynı derecede ıslanırken, ağlayanın gözyaşı belli olmuyor!

Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir artık gelsen de bir gelmesen de bir!

Öyle bir “yar” sev ki evladım; elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi seni beklesin. Mevlana

Bazen, gözlerinin tanımadığını yüreğin tanır. Histen köprüler kurarsın, mesafeler utanır.

Bu sabah mavi bulutları avucuna mutlulukları gönlüne ve sevgimi usulca kalbine bırakıyorum.

Benim sevgim kocaman bir okyanus olsa ne fayda. Sen yüzmeyi değil üzmeyi bildikten sonra.

Hasretini söküp atmaya kalksam kendimden; yorgun ellerimle ne kadar uzağa fırlatabilirim ki?

Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, affet senden habersiz aldığım her nefesten…

Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Share.

About Author

Leave A Reply